T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİF EVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE AÇIK MEKTUP –1–

Adnan Oktar ve arkadaşları davasında tutuklu olarak yargılanan arkadaşlarımız 11 Ocak 2021 tarihinde yerel mahkeme tarafından verilen hüküm sonrasında, PANDEMİ DÖNEMİNDE NAKİLLERİN DURDURULMUŞ OLMASINA RAĞMEN, farklı illerdeki cezaevlerine dağıtılmışlardır. Bu dağıtım sırasında Kovid-19 bulaşması gibi hayati tehlike yaşayan arkadaşlarımız gittikleri cezaevlerinde de hijyen ve sağlık koşulları son derece ilkel olan karantina koğuşlarında tutulmakta, en sağlıklı insanın dahi hastalanacağı ortamlarda bulunmaktadırlar.

Nakil sebebiyle karantina koğuşlarına alınan ARKADAŞLARIMIZ 14 GÜNLÜK SÜRE DOLMASINA RAĞMEN NORMAL KOĞUŞLARA ALINMAMAKTADIR. Bunun sebebi ise cezaevine yeni gelenlerin sürekli aynı karantina koğuşuna alınması ve her gelenle birlikte karantina süresine 14 gün daha eklenmesidir. 

Arkadaşlarımız ilk geldiğinde 10-15 kişi olan karantina koğuşları bazı yerlerde şu an 30 kişi olmuştur. Doğrudan, arkadaşlarımızın sağlığına ve canına kast anlamına gelen bu uygulamanın hukuki bir dayanağı da bulunmamaktadır. Her bir arkadaşımızın şikayet hakkı saklı olmakla birlikte, özellikle GEBZE KAPALI KADIN C.İ.K’DA yaşanan gayri insani koşulları ayrıca dikkatinize sunmak istiyoruz.

  • GEBZE KAPALI KADIN C.İ.K’NA GETİRİLEN TUTUKLULAR COVİD 19 TESTİ YAPILANA KADAR GÜNLERCE, DİSİPLİN CEZASI ALAN, SALDIRGAN MAHKUMLARIN TUTULDUĞU NEZARETHANELERDE TUTULMAKTADIR.
  • BURASI KOĞUŞ DEĞİL NEZARETHANEDİR
  • DOLAYISIYLA BİR TUTUKLUNUN GÜNLÜK YAŞANTISINI SAĞLIKLI OLARAK SÜRDÜRMESİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR MEKANDIR.
  • IŞIK YOKTUR, YALNIZCA KORİDORDAN GELEN IŞIKLA AYDINLANMA SAĞLANMAKTADIR.
  • PENCERE BULUNMAMAKTA, DOLAYISIYLA HAVA VE GÜNEŞ IŞIĞI ALMAMAKTADIR.
  • SU, SABUN YOKTUR, LAVABO YOKTUR.
  • TUVALETİN KAPISI BULUNMAMAKTA, KORİDORA AÇIK, TÜM MEMURLARIN GÖREBİLECEĞİ BİR ŞEKİLDE TUVALET KULLANILMASI GEREKMEKTEDİR.
  • BURADA TUTULAN KİŞİLERE TEMİZ ÇARŞAF VERİLMEMEKTEDİR.
  • KULLANILAN YATAKLAR DOKUNULAMAYACAK DERECEDE PİSTİR.
  • KİŞİSEL TEMİZLİKLERİNİ YAPMALARINI SAĞLAYACAK ÜRÜNLER VERİLMEMEKTEDİR.
  • NEZARETHANEYİ TEMİZLEMEK İÇİN GEREKLİ MALZEME VERİLMEMEKTEDİR.
  • TEMİZ KIYAFETLERİN İÇERİ VERİLMESİNE DE İZİN VERİLMEMEKTEDİR.

Son derece ilkel olan bu koşullar 1940’ların mahpushanelerini anımsatmaktadır. Hiç kimse, hiçbir insan bu koşullarda tutulmayı hak etmemektedir. Ceza hücresi olarak kullanılan bir nezarethaneye, yargılama sonunda beraat edecek masum insanları yerleştirmek ise vicdanla ve hukukla açıklanabilir bir durum değildir. Üstelik bunu karantina adı altında yapmak daha da ağır bir sorumluluktur. Zira, bulunulan ortamın koşulları, SIFIR HİJYEN, SIFIR TEMİZLİK, SIFIR GÜNEŞ IŞIĞI olarak özetlendiğinde bu durum adeta salgına davetiye çıkarmak anlamına gelmektedir.

Bu koşullarda tutulan arkadaşlarımızın sağlıklarının bozulması ve hayati tehlike yaşamaları durumunda bunun vicdani ve hukuki sorumluluğu oldukça ağır bir yükümlülük olacaktır. Devletimizin engin şefkatine ve adaletine güvenerek, arkadaşlarımızın bu gayri insani ve gayri hukuki koşullardan bir an önce çıkarılmalarını, normal koğuşlarına geçirilmelerini, canlarının hakkıyla korunmasını talep eder, saygılarımızı sunarız. 

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.