DEĞERLİ AĞABEYİMİZ NAZİF OKUMUŞ’UN DÜŞÜNMEYİ GÖZ ARDI ETTİĞİ BAZI ÖNEMLİ GERÇEKLER

Değerli ağabeyimiz Nazif Okumuş, 20 Mayıs 2021 tarihinde KRT TV’de yayınlanan Söz Meclisi programında, Sayın Adnan Oktar’dan güya “Türkiye’de milletin dini ile dalga geçen” kişi olarak söz etmiştir (Adnan Bey’i tenzih ederiz).

Milliyetçi kimliğiyle sevip saydığımız değerli Nazif Okumuş ağabeyimizin, İngiliz derin devletinin etkisi altında yayın yapan bazı basın kuruluşlarının etkisi altında kalarak bu sözleri sarf ettiğini düşünüyor, bu nedenle, değerli ağabeyimize bazı önemli gerçekleri anlatmak istiyoruz. 

Ülkemizde ve İslam dünyasında, dinle -haşa- alay edenlerin, İslam adı altında kendi uydurdukları hurafeleri, yozlaşmayı, sahtekarlığı yaşayanların ve anlatanların olduğu doğrudur. 

Bunlara bazı örnekler vermek gerekirse;

✘ Bağnazlar, hurafeciler, üfürükçüler,

✘ Kadının sırtından sopayı eksik etmeyeceksin diyerek duvarına falaka asanlar,

✘ Kadınlar gülemez, camdan dışarı bakamaz, kaşını bile düzeltemez diyenler,

✘ 1400 yıl öncesinin modası olan kıyafetleri giyerek sözde takva Müslüman taklidi yapanlar,

✘ Yanmaz kefen satanlar,

✘ “Satranç oynayanlar lanetlenmiştir.” diyenler,

✘ Milyonlarca Müslümanın düğünlerde dans ettiği, kadın erkek kolkola horon teptiği, halay çektiği bir ülkede “Dans edene bakan domuz eti yemiş gibidir.” diyenler,

vb.leri asıl kendi akıllarınca haşa dinle alay edenlerdir.

Kur’an’da olmayan hurafeleri, davranışları, ifadeleri benimseyenler, sapkın inanışlar, akla gelmeyecek kadar anormal davranışlar sergileyenler, itici kılık, kıyafet ve görünümleriyle akıl ve mantık dışı konuşmalarıyla gençlerin haşa dinle alay etmesine, birçok insanın haşa Müslümanları küçümsemesine sebep olanlar asıl kendilerince dinle alay edenlerdir. 

Bağnaz, hurafeler uyduran, kendi uydurduklarına da uymayanlar yüzünden gençlik giderek daha da dinden uzaklaşmakta, ya deist ya da ateist olmaktadır. 

Sayın Adnan Oktar, her türlü baskı ve yıldırmaya karşı yalnızca Allah’a dayanıp güvenerek, 40 yıldır fedakarane bir şekilde sürdürdüğü imani, Kurani, ilmi ve fikri çalışmalarıyla,

➢ Dinimizi bağnazlığın, hurafelerin baskısından kurtarmaya,

➢ Gençleri dine sevk ederek imanlarını kurtarmaya,

➢ Sahabe Müslümanlığını, Kur’an’da anlatılan İslam’ı anlatmaya

hayatını adamış samimi bir dindardır.

Sayın Adnan Oktar gibi son derece etkili imani ve Kurani çalışmaların sahibi olan bir fikir insanının, dinle -haşa- alay ettiğini iddia etmek açıkça abesle iştigaldir, haddini ve maksadını aşmış, gerçek dışı bir sözdür. Nitekim, Adnan Bey’in çalışmalarının tamamı ülkemizde ve dünyada, özellikle gençlerin dine yönelmesine, Kur’an’a yaklaşmasına, Müslümanlığı sevmesine ve samimi birer dindar olmalarına, dinimizi öz güvenle, kesin delillerle anlatabilmelerine vesile olmuştur. 

Sayın Adnan Oktar, Allah’ın varlığının ve birliğinin bilimsel delilleri, Kur’an mucizeleri, Kuran’da anlatılan Peygamberlerin kıssaları, Darwinist ve materyalist felsefenin bilimsel olarak geçersizliği, Türk İslam Birliği konularında

➣ 350’ye yakın kitap yazmış,

➣ Kitapları 73 dile çevrilmiş ve dünya çapında rağbet görmüş,

➣ Bu eserlerden faydalanılarak hazırlanan binin üzerinde internet sitesi, yüzlerce iman hakikati belgeseli, 5 binin üzerinde konferans, canlı televizyon yayınları ve yaratılış gerçeğini bilimsel olarak ortaya koyan binlerce fosil sergisi düzenlenmesine vesile olmuş,

➣ Binlerce makalesi tüm dünyanın önde gelen yüzlerce dergi ve gazetesinde, bunların internet sitelerinde yayınlanmıştır.

MÜSLÜMANLAR, 

➣ ÜNİVERSİTELİ GENÇLERE, BİLİM İNSANLARINA, AKADEMİSYENLERE DİNİ ANLATMAKTA ZORLANIRKEN, 

➣ MATERYALİST VE DARWINİST FELSEFENİN ÖRDÜĞÜ DUVARLARI YIKAMADIKLARI İÇİN ENGELLERE TAKILMIŞKEN,

➣ BİLİMSEL AÇIDAN YETERSİZ VE GÜÇSÜZ OLDUKLARI İÇİN İNSANLARI DİNE İKNA ETME GÜÇLERİ KIRILMIŞKEN,

SAYIN ADNAN OKTAR’IN ESERLERİ İMDATLARINA YETİŞMİŞTİR. 

Tam da bu sebeple Adnan Bey’in eserlerinin en çok okunduğu dönemlerde ülkemizde ve dünyada İslam’a ilgi ve sevgi artmış, özellikle gençler arasında dindarlık yayılmış kısaca, tüm dünyada milyonlarca insan dalga dalga İslam’a yönelmiştir

Bugüne kadar Sayın Adnan Oktar’a, eserlerinin ulaştığı kişi ve makamlardan, ki bu kişi ve makamlara İsviçre Cumhurbaşkanı, Hollanda Kralı, Singapur Başbakanı, İngiltere Başbakanı, Tayvan Adalet Bakanı, İran Cumhurbaşkanı, İspanya İçişleri Bakanlığı da dahildir, birçok takdir ve teşekkür mektupları gönderilmiştir.

Mektuplarda, Sayın Adnan Oktar’ın eserlerinin;

‼️ Okullarda eğitim müfredatına eklenmesi gerektiği,

‼️ Bu kitapların Avrupa ve ABD başta olmak üzere bütün dünyada kütüphanelere konulması gerektiği,

‼️ Yaratılış gerçeğini bu kitaplar gibi bilimsel delillerle etkili anlatan başka hiçbir eser olmadığı,

‼️ Böyle kitaplara dünya çapında çok büyük ihtiyaç olduğu,

‼️ İslam’ı tanımayanlara güzel dinimizi anlatan en etkili eserlerin Harun Yahya Külliyatı olduğu,

‼️ Amerikalıları İslam’a davet etmede kullanıldığı ve etkisinin büyük olduğu,

‼️ Şiddet ve nefreti önleme konusunda çok etkili olduğu,

‼️ Dünya barışını sağlayacak nitelikte olduğu,

‼️ İslami yayıncıların bu eserlere çok önem verdikleri

gibi son derece hayati gerçekler kaleme alınmıştır. EK'te bu mektuplardan bazı bölümler yer almaktadır.

Ortada, onyıllardır süregiden böylesine ciddi, etkili, akılcı, kararlı sistematik, dünya çapında sonuçları alınmış devasa bir İslami tebliğ faaliyeti varken, bazı kişilerin lafazanlıkla, şiir okuyarak, hamasi konuşmalar yaparak, üst perdeden insanları eleştirip, akıl vererek, hurafelerle, uhrevi konuşmalarla, ortodoks dini anlayışa sahip bazı çevreleri galeyana getirme gayretleriyle kendilerini İslam’ın bayraktarı gibi gösterme çabaları samimiyetsiz bir ucuz kahramanlık gösterisinden ötele gitmemektedir. 

Bu kişiler şu anda düşüncelerini nasıl rahatça ifade edebilir hale geldiklerini, sağ bir partinin nasıl olup da iktidara geldiğini ve 20 yıldır iktidarını sürdürebildiğini akıllarına bile getirmemektedir. Daha doğrusu bu gerçeği düşünmek hiç işlerine gelmemektedir. Darwinist-materyalist zihniyetin hüküm sürdüğü bir toplumda sağ bir partinin iktidara gelmesi, sağ düşüncenin tüm TV kanallarında yer bularak, sağ görüşe sahip kişilerin özgürce konuşabilmeleri kesinlikle mümkün değildir. 

A9 TV yayınlarındaki dansları, dekolte giyimli hanımları örnek göstererek bu tür ithamlarda bulunanlar, kendilerinin de düğünlerde hanımlarla karşılıklı dans ettikleri, Türkiye’de hanımların büyük bölümünün dekolte giyindiği, plajlarda bikiniyle dolaştıkları gerçeğini asla gündeme getirmemektedir. 

İngiliz derin devletinin eli altındaki bir takım medyanın etkisi altında kalarak, Sayın Adnan Oktar’a atılan iftiraları gerçek zannederek, düşüncesizce kendisini eleştirenler, bugün dini rahatça savunabiliyor olmalarını, sağ görüşün hakimiyetini tesadüf sanarak büyük yanılgıya düşmektedirler.

Sayın Adnan Oktar ve camiamıza yönelik kumpası kurgulayan ve yöneten İngiliz derin devletidir. Sayın Adnan Oktar’ın;

➣ Darwinist-materyalist düşünceyi bilimsel olarak yerle bir etmesi,

➣ Türkiye’de sağ partinin ilmi ve kültürel tabanını oluşturan çalışmaları,

➣ Son olarak da İngiliz derin devletinin yüzyıllardır Osmanlı ve Türkiye üzerindeki kirli oyun ve planlarını deşifre etmesi

nedeniyle İngiliz derin devleti Sayın Adnan Oktar’ı ve camiamızı hedef almıştır. 

Sayın Nazif Okumuş Ağabeyimiz, Sayın Adnan Oktar’ın “ÜST AKIL: İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN İÇ YÜZÜ” isimli kitabının iki cildini de okuduğunda, oynanan bu büyük oyunu daha net görecektir. Ağabeyimiz dilerse aşağıdaki linklerden kitabın 2 cildinin de pdf formatına ücretsiz olarak ulaşabilir.

https://ingilizderindevleti.net/ustAkilIngilizDerinDevletininIcyuzu_3b_tr.pdf

https://ingilizderindevleti.net/ustAkilIngilizDerinDevletininIcyuzu_cilt2_2b_tr.pdf

Tekrar vurgulamak gerekirse, 

gerçekte namaz dahi kılmadıkları halde, cübbeleriyle, laf cambazlıklarıyla, üst perde konuşmalarıyla, akıl, mantık dışı izah ve hurafeler anlatarak, dini konularla haşa, insanları güldürmeyi marifet sayarak, insanlara dini zor, uygulanamaz, kabul edilemez göstererek, din adına yalan söyleyerek, kendince İslam’ın bayraktarlığını yaptığını sanan ancak, tavırları, konuşması, sözleri ve itici görünümleriyle insanları dinden uzaklaştıranlar dinle alay edenlerin asıl ta kendileridir.

40 yıl boyunca bir gün bile tatil yapmadan,

Kınayanın kınamasından korkmadan,

Kim ne der diye çekinmeden,

Akıl hastanesine ve cezaevine kapatılmayı, korkunç iftiraları göze alarak

Kuran ahlakını anlatan, yüzlerce kitap ve belgesel, binlerce makale ve internet sitesi, onlarca yıllık sözlü anlatımlarıyla Allah'ın, İslam'ın, Kuran'ın ve imanın sevilmesine., insanlarda tahkiki imanın yerleşmesine vesile olan, dinin çok rahat ve kolay yaşanabileceğini gösteren Sayın Adnan Oktar için, -haşa- "dinle alay ediyor" demek çok büyük bir gaflet ve iftiradır. Böyle bir iftira ancak çok büyük bir haset ve art niyetin tezahürü olabilir.

Kıymetli Nazif Ağabeyimiz, gerçek sahabe İslam’ının yayılmasından endişe ederek camiamıza tuzak kuran İngiliz derin devleti ve ülkemizdeki uzantılarının oyununu görmeli; bilmeden bu oyuna destek verecek izahlar yapmak yerine, bu büyük tehlikeyi bertaraf edecek söylemlerde bulunmalıdır. Kendisinin milliyetçiliğine, hakkaniyetli, mert kişiliğine yakışan budur. 

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

 

–EK– SAYIN ADNAN OKTAR’IN ESERLERİ HAKKINDA BELİRTİLEN GÖRÜŞLERE BAZI ÖRNEKLER:

“Kesinlikle son derece mantıklı ve bilimsel bir temele dayanan bu kadar faydalı yayınları yayınladığımız için firmamızı tebrik eden birçok mektup, e-posta ve telefonlar alıyoruz. (İngiltere’de) Bazı okullar bu kitapları eğitim müfredatlarına eklediler bile.”

(Ta Ha Publishers Yönetim Kurulu Başkanı, Ta Ha Publishers Ltd. İngiltere)

 

“Bizim tavsiyemiz bu kitabın üniversite, kolej ve okul kütüphanelerinin yanı sıra, bütün dünyadaki her halk kütüphanesine konmasıdır.”

(Dr. Ahmad H. Sakr, İslami Bilgi Vakfı Başkanı, ABD)

 

“Geçmişte sanat yayıncılığıyla uğraştım, ancak bu denli prestijli, resimlerin gösterişli bir şekilde birleştirildiği, zengin içerikli, dikkatli bir araştırmanın ürünü bir yayına sahip olmadım. Oluşturulan bu güzelliğin sunumunun, bende ne denli sevindirici bir ruh haline sebep olduğunu ifade edecek uygun sıfat yok.”

(Doktor Francesco Silvano, Hristiyan Pediatri Çocuk Hastanesi Başkanı, İtalya)

 

“Yaratılışı resimlerle ve sizdeki gibi bu kadar iyi sunan başka hiçbir kitap görmedim. Emin olabilirsiniz ki, onu özenle okuyacağım ve argümanlarını dikkate alacağım.”

(Biyokimya Ve Moleküler Biyoloji Profesörü Richard E. Dickerson, Kaliforniya Üniversitesi, Moleküler Biyoloji Enstitüsü, ABD)

 

“Yaratılış Atlası uzun süredir bildiğimizi ortaya koyuyor: Charles Darwin’in İmparatoru kesinlikle çıplak. Bizi sadece gerçek olan özgür kılabilir; insanlığın uydurma hikâyeleri, hurda bilimsel safsataları ve ruhu kavruk olanların desteğini geride bırakma zamanı geldi.”

(Joel Richardson, Amerikalı Hristiyan İnsan Hakları Girişimcisi, ABD)

 

“Kitabınızı büyük bir ilgiyle sayfa sayfa açık bir şuurla gözden geçiriyorum. Hatta ABD’de birkaç eyalet, eğitim sistemlerini tartışmaya başladı bile… Bu anlamda birçok tanınmış eğitimci bir araya gelip evrim teorisini ve Yaratılışı tartışacaklar. Çeşitli fosil kayıtları içeren kitabınız, uzmanların bu tartışmada bir sonuca varmasında çok yardımcı olacaktır…”

(Prof. V.M.G. Nair, Wisconsin Green Bay Üniversitesi, BM Uzmanı, ABD) 

 

"Sizin kitaplarınıza büyük ihtiyaç var."

(M. Tölegen, Daral-Arkam Kuran-I Kerim Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı, Kazakistan)

 

"Türkiye’nin bilim ve maneviyat alanlarında ne denli yükseklere ulaştığına şahit olmak istiyorsanız, Harun Yahya’nın kitaplarını okuyunuz."

(Ongar Haci Emirbek, Kazakistan)

 

"Bu kitapları üniversite ve yüksek okullardaki Amerikalıları İslam dinine davet etmek amacıyla kullanıyorum."

(Nabil Elibiary, Carrollton İslam Birliği Ruhani Lideri, ABD)

 

“Harun Yahya’nın Evrim Aldatmacası kitabı, fizik, kimya, genetik ve diğer alanlardaki bilimsel yaklaşımlarla büyük oranda itibardan düşürülmüş bir teori olan Charles Darwin’in evrim teorisine bilimsel, entelektüel ve akademik yönden bir darbedir.”

(Abu Dharr Manzolillo, Serbest Gazeteci Ve Editör, Arjantin)

 

"Yazarın eserleri hayatın kökenini araştıranlara kalıcı bir ufuk açmıştır."

(Moussa Chahine, Al Zahra Müslüman Birliği, Avustralya)

 

"Harun Yahya’nın kitapları sadece Müslümanların değil, tüm dünyanın refahı için önemli bir katkıdır."

(Halalco Books, M.A.M. Chida, ABD)

 

“Şiddet ve nefrete karşı cesurca öğüt veriyor ve tek Allah’a inanan Müslüman, Hıristiyan ve Musevilerin tümünü sevgi, barış ve dayanışmaya çağırıyordu. Adnan Oktar’ın üstlendiği görev, sadece tüm insanlara karşı açıkça görülen sevgisinden değil; aynı zamanda Allah’a, Peygamberlere ve Kutsal Kitaplara olan derin imanından da kaynaklanıyor. Evrimci Darwinist teorilere karşı çıkışı bile, tüm yaratılmışlara ve onları Yaratan’a büyük sevgisini göstermekte.”

(Ehud Tokatly, Yazar, Eğitimci, İsrail)

 

“Darwin teorisi üzerindeki tartışma bilimsel, kültürel ve teolojik toplumda oldukça aktüeldir. Harun Yahya’nın çalışması konunun açıklığa kavuşması için önemli bir katkı sağlayacaktır.”

(Nicola Mancino, Yargıçlar Üst Kurulu, İtalya)

 

"Bu kitapların, İslam’ı gayrimüslimlere anlatma konusunda en faydalı eserler oldukları doğrulanmıştır."Murat Selek (Avustralya İslami Bilgi Ve Hizmetleri Ağı)/Avustralya*** "Paha biçilmez bir sanatsal anlayışa sahip olan Harun Yahya’nın eserlerini okumak her zaman büyük bir zevk kaynağı olmuştur."

(Habib Toumi, Bahrain Tribune Editör Yardımcısı, Bahreyn)

 

“Harun Yahya’nın çalışmaları insanlığı kurtaracak büyük bir umut ışığıdır. Onun çalışmaları dünya çapında tanınıyor ve pek çok insanın Allah’a teslim olmasına aracı oluyor."

(Dr. Mohammed Arif Kasmo, Kebangsaan Üniversitesi Genel Çalışmalar Merkezi, Malezya)

 

"Bu kitabın yıllardır İslami yayıncılar tarafından basılan en önemli kitap olduğunu görüyorum."

(Gai Eaton, Londra Merkez Camisi ve İslami Kültür Merkezi Başkanı, Eski İngiliz Diplomat, İngiltere)

 

"Harun Yahya’nın kitaplarını ve video kasetlerini gördükten sonra sadece onun eserleri üzerinde çalışmaya karar verdim."

(Miroljub Petrovic, Jeolog, Doğal Etüdler Merkezi Başkanı, Yugoslavya)

 

“Harun Yahya İngiltere’de çok benimsenen bir isim ve bizden biri haline gelmiştir.”

(Afsar Siddiqui, Ta-Ha Publishers Ltd., İngiltere)